Canan Ulyana Başer – Elini Kirletenler

Seni tanıyabilir miyiz?

Çokça okumayı, bolca dinlemeyi, yeni şeyler öğrenmeyi, bildiklerini aktarmayı ve insanları birbirlerine bağlamayı seven; içerik üretme tutkusunu takip ederek yazılı ve sesli içerikler üreten bi’ milenyumluyum. İçinde yer aldığım ekosistemlerdeki kişiler ve süreçler için kolaylaştırıcı görevler alırken yollarımız kesişmiş olabilir.

Kısa Linkedin özgeçmişim ise şöyle: Yıldız Teknik Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği mezunuyum ancak birçok genç gibi okuduğum bölümden farklı bir alanda ilerlemeyi tercih ettim. Daha önce birkaç startupta ve bir inovasyon danışmanlığı şirketinde çalıştım. Şu an Kariyer.net‘in kurum içi girişimlerinden biri olan WeBrand’de Proje Uzmanı olarak yer alıyorum. İlgilendiğim, takip ettiğim konuları içerik odaklı büyüme, topluluk ile büyüme, ürün bazlı pazarlama şeklinde özetleyebilirim.

Neden elini kirleterek Bi’ Milenyumlu serisine başladın ve podcast olarak ilerlettin?

Bizden öncekilerin başarı ya da başarısızlık hikayelerini dinlemek ilham verici olsa da ihtiyacımız olan şey, bugünün şartlarında kimler neyi başarmış ya da başaramamış bunu dinlemek, kendimize dersler çıkarmak ve yeni rotalar belirlemek. Bu yüzden Z kuşağının kariyer yolculuğu, kazanması gereken yetkinlikleri, derdi, tasası, umutları, heyecanları, yanlış anlaşılmaları ve çok daha fazlasını yine bizden birilerinin ele almasını istiyordum. Bunu yapan neden ben olmayayım dedim ve harekete geçtim!

Elini kirletmiş olduğun projenin hikayesi?

Çocukluğumda kompozisyon yarışmalarında dereceye girmemle başlayan yazı yazma tutkum, Medium platformu ile beraber dijitale taşınmış oldu. Öğrendiklerimi, araştırdıklarımı geri vermek için kalemimin gölgesinde uzunca bir zaman geçirdim. Başlangıçta her ne kadar tereddütlerim olsa da yeni nesil içerik türlerinden biri olan podcaste başlayarak başarısızlıklarımı da anlatabileceğim, benim gibi gençleri etrafımda toplayarak ve onlarla daha da büyüyerek “pozitif anlamda” yıkıcı etkiler yaratabileceğim bir topluluk oluşturmak üzere çıktım bir yola.

Başlamadan önce ne tarz zorluklar yaşadın?

Üreteceği içeriklerle uyumlu ve akılda kalıcı bir marka (podcast) ismi, görsel ve iletişim dili oluşturmak içerik üreticisi için oldukça zaman alan bir süreç. Ben de podcastimin ismini, nasıl bir görsel ve yazılı dünyasının olacağını inşa ederken epey zaman harcamıştım.

Keza her içerik türünde olduğu gibi podcast tarafında da belli bir içerik planı kurgulayarak ilerlemek gerekiyor. Bu kurguyu yapmak ise daha herhangi bir dinleyiciniz yokken hedef kitlem neyi merak ediyor, gündeminde neler var, hangi konuları dinlemekten keyif alırları araştırarak mümkün oluyor. Bu tarafta da bolca içgörü alarak ilerlediğimi hatırlıyorum.

Podcastte konuk bulmak zor olabiliyor, sen bu süreci nasıl yönettin?

İçerik planıma göre ilk seride kendi deneyimlerimden bahsedip ikinci seride konuk almaya başlayacağımı kurgulamıştım zaten. Bu bağlamda çevremde ilham aldığım, sohbet ederken bolca beslendiğim isimleri not ettim. Podcast kanalıma konuk olan isimler inceleyince görebileceğiniz üzere genelde içinde yer aldığım topluluklardaki arkadaşlarım, yolumun kesiştiği Z kuşağı gençleri. Konuk etmek istediğim kişilere birkaç hafta önce ulaşıp önce soruları iletiyordum sonra da haftada 1-2 yeni kayıt olacak şekilde depolama yapıyordum. (Frekans, konuklara haber verme süresi ve depolama yöntemi içerik üreticisinden içerik üreticisine göre değişir tabii 😄)

Hem okul hem elini kirletme projesi nasıl gitmişti? Zorluklar çekmiş miydin?

Ben podcastime pandemi sebebiyle okulların online eğitime devam ettiği bir dönemde başlamıştım. O zamanlar okulu, part time çalışmayı ve içerik üretmeyi yönetebildiğim bir düzen oturtmuştum bu yüzden aktif yeni bölüm paylaştığım dönemde zorluk çekmemiştim. Ancak zorunlu bölüm stajlarımın ardından okulun yeni dönemde tamamen fiziksele dönmesi ve mezuniyet döneminde tez yazmanın beraberinde getirdiği zamansal daralma sebebiyle tabii ki zorluk çektim. Hatta o zamandan beri yeni bölüm yayınlamadım yani bir nevi uzunca bir ara verdim diyebiliriz.

Yaşadığın sürecin sana neler kattığını düşünüyorsun?

İçerik pazarlama konusunu öğrenmeye yeni başladığım zamanlarda “Content is King!” söylemini duyduğumda, içerik tarafında çalışmanın oldukça havalı olduğunu düşünmüştüm. Podcaste zorunlu şekilde ara verdiğim dönemde ise bu söylemi daha iyi anladığımı düşünüyorum. Yani içeriğe ne kadar yatırım yaparsanız uzun vadede size o kadar getirisi oluyor. İş mülakatlarında ürettiğim içeriklerden bahsederek hikayemi anlatabilmek, katıldığım etkinlikteki insanların podcastimi dinlediğini öğrenmek ve özellikle de içeriklerimle birilerinin hayatına dokunmuş olabilmek harika bir deneyim doğrusu.

Bu tarz projelerde sürekliliğin ne kadar önemli olduğunu düşünüyorsun? Yaklaşık 1.5 yıldır bölüm koymadığını görüyoruz. Bunun olumlu/olumsuz etkileri oldu mu? Tekrar başladığında olacağını düşünüyor musun?

İçerik üretiminin altın kuralı gerçekten sürekliliğini sağlayabilmek. Düzenli içerik ürettiğinizde dinleyici sayınız buna paralel oranda artıyor. 

Keza belli bir frekansta içerik paylaşınca, dinleyicileriniz sizin gelecek hafta hangi gün yeni bölüm paylaşacağınızı biliyor ve ona göre kendilerini hazırlıyor. Bu da sizin normal şartlar altında yaklaşık ne kadar sürede kaç dinlemeye ulaşacağınızı kestirebilmenizi sağlıyor.

Düzenli içerik üretmediğimde yeterince bilgi tüketmediğimi fark ettim. Bu açıdan ruhumun beslenmediği bir süreç oldu bu 1.5 yıl benim için. Tekrar başlayınca tabii ki eski dinleyici kitlemi harekete geçirmek başlarda zorlu olacaktır. Uzun zamandır yeni bölüm gelmediği için kanalımı takibi bırakanlar da olmuştur tabii. Ama yepyeni, harika bölümler bizi bekliyor sıkı durun! 🙂

Elini kirletmek isteyenlere verebileceğin tavsiyeler neler olur?

Podcaste başlamak isteyen çoğu arkadaşımdan “Sadece denemek istiyorum o yüzden mikrofon gibi ekipmanlar almak istemiyorum henüz ama onlarsız da podcast yapamam değil mi?” gibi sorular geliyor Bu soruları soran arkadaşlarıma da, elini kirletmek isteyenlere de vereceğim tavsiye öncelikle içeriğe odaklanmak. “Come for the tool stay for the network” söylemine benzer şekilde bence kaliteli içerik için gelen devamında bu kaliteli içeriği tüketen komünite için kalıyor. Eğer içerik üretmek istiyorsan bekleme, doğru zaman tam şu an!

İletişim Bilgileri

Paylaş:

Twitter
LinkedIn
Facebook
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
2 Haftalık E-Bülten

E-Bültenimize
Abone Olun!

Online dünya hakkında fikir sahibi olmak için bültenimize abone olabilirsiniz.

Sosyal Medya Hesaplarımız

En Son Yazılar

En Son Yazılar

Ataberk Özaydın – Elini Kirletenler

Seni tanıyabilir miyiz? Lise eğitimimin başından itibaren farklı girişimcilik yarışmalarına(t_MBA, TÜBİTAK, WOW+ vb.) katıldım. Bunların pek çoğunda dereceler elde ettim ve ödülleri alarak yurt dışında

İlayda Küçükafacan – Elini Kirletenler

Seni Tanıyabilir Miyiz? Ben İlayda, bir öğren(i)ciyim! Değer yaratmanın ve hayatlara dokunmanın hayatın amacı olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple beni sürekli bir şeylerle uğraşırken bulabilirsiniz, çünkü

Ceren Esin Can – Elini Kirletenler

Seni tanıyabilir miyiz? Merhabalar, ismim Ceren, 25 yaşında bir girişimciyim. Koç Üniversitesi’nde İşletme bitirdikten sonra E-ticaret alanında kendimi geliştirip yazılım sektöründe tecrübe kazanırken kendi markam

Elif Damla Karakolcu – Elini Kirletenler

Seni tanıyabilir miyiz? Ben Damla benim hikayem Anadolu Lisesi’nden özel liseye geçmem ile başladı diyebilirim. Sınıf belirleme sınavıyla özel derece sınıfına girdim. Kendime o zamana

0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x