Öznur Koçak – Elini Kirletenler

Seni tanıyabilir miyiz?

Herkese selam ben Öznur. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde, Türkçe İktisat 3.sınıf öğrencisiyim. Girişimci ruhu yüksek olan bir insanım. Bulunduğum bazı platformlar beni etkileyerek sosyal fayda yaratan bir girişimciye dönüşmemi, bu yolda ilerlememi sağladı. 

Çocukluğumdan beri çevre ile iç içe yaşadım. Küçüklüğümden gelen bu bilinç ile iklim krizini bir sorun olarak gördüm. Atıkların ve plastiklerin doğada çözünemediğini bildiğim için doğada çözünebilen ve doğaya zarar vermeyen biyoplastikler üretmek istiyorum. Çözümün bir parçası olmak için kendimi farklı alanlarda donanımlı hale getiriyorum.

3 yıl önceki ben ve şu an ki ben arasında çok fazla fark var. Üniversitemin ilk yılı birçok yarışmaya girdim ve başarısız oldum. Başarısız oldukça bu yolda daha çok devam etmek istediğimi anladım. 3 yıldır okulum bünyesinde bulunan Girişim Kulübünde aktif olarak rol alıyorum. Yaptığımız etkinliklere gelen konuşmacılar ile tanışarak fikirlerimi ve geleceğimi farklı bir boyuta getiriyorum. Hayatımda öğrendiğim en önemli edinimler birisi bilgiyi paylaşmaktır. Bilgimi ve deneyimlerimi paylaştıkça hayatımda birçok farklı fırsat önüme çıktı. Önüme çıkan bu fırsatları değerlendirerek şu an ki beni oluşturdum. 

Neden elini kirleterek Bioyos Projesine başladın? Ne tarz zorluklar yaşadın ve bu projeyle neyi hedefliyorsun?

Aslında bir fikir ile yola çıktım. Üniversitemin ilk yılları pandemiye denk geldi. Ben de o sıralarda bir arayış içerisindeydim. Şans eseri University 4 Society isimli 48 saatlik girişimcilik maratonuna denk geldim. İlgimi çekti bu yüzden yarışmaya katıldım. Fikrim atık kağıtlardan fotoğraf kağıdı elde etme üzerineydi. Bu fikrin sosyal fayda yaratan kısmı ise atık kağıt toplayıcılarına istihdam sağlamasıydı. Bu fikir ile yola çıkıp 48 saat içinde BIOYOS’u oluşturdum. Yarışma sırasında sadece 3 saat uyuyabildim, ekibim yoktu, girişimcilik hakkında pek bir bilgim yoktu. Açlık, uykusuzluk ve kötü sunum sonucunda başarısız oldum. 6 ay boyunca başarısızlık hissinden kurtulamadım. O sıralarda YetGen’den kabul adım. Bunalımdan çıkmamı ve farklı düşünmemi sağlayan YetGen idi. Yetkin Gençler’in mezunlar buluşmasında fikrimi duyan arkadaşım MEF TTO (MEF Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi)‘ya gelip burada fikrimi geliştirebileceğimi söyledi. Benim için yeni bir maceraydı bu yüzden kabul ettim. TÜBİTAK’ın 2 projesine başvurdum. BİGG ve 2209-A ‘da kötü bir ekip deneyimi yaşadım. Ekibimi ben seçmedim ve süreç boyunca kendimi yalnız hissettim. Bilmediğim bir konuda üretmek, bunu sunmak benim için zorlayıcı ama bir yandan da öğreticiydi. TÜBİTAK sonrasında yeniden bir ekip kurdum. Süreç boyunca olumsuz durumlar ile karşılaştım ve bu durumlardan kurtulabilmek için farklı çözüm yolları bulmayı öğrendim. Krizi fırsata çevirmeyi yaşadığım kötü anlar sayesinde öğrendim. Üzücü birçok yanı olsa da öğretici  ve geliştirici yanları da oldu. Bu proje ile aklında girişimcilik olan bireylere “Ben yaptım siz de yapabilirsiniz” demek istemiyorum. Amacım petrol bazlı plastiklerin kullanımını düşürürken biyobazlı plastiklerin kullanımı artırarak yaşadığımız evrene minimum zararı sağlamak. Küçüklüğümden beri plastik kirliliğine katlanamıyorum. Kendi çapımda çevremi ve kendimi iyileştirmeye çalışıyorum ama bunun birey bazlı olamayacağının da farkındayım. Bu yüzden insanlara,firmalara ve ülkelere bu alanın avantajını göstererek verdikleri zararın ötesine geçmelerini engellemek istiyorum. Evimize yeterince zarar verdik bu yüzden artık zarar vermeden yolumuza devam etmeliyiz. 

Aynı zamanda Bioyos ile Tübitak’tan da destek aldın? Bu süreç nasıl ilerledi?

TÜBİTAK’a 2 proje ile başvurdum. 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programından destek aldım. Araştırma önerimin ismi “Türkiye’de Biyobozunur Maddeden Biyoplastik Üretiminin Ülke Ekonomisine Etkisinin Araştırılması” dır. TÜBİTAK’tan destek almak beni mutlu etti çünkü bu destek sayesinde Bioyos’un ilerleyişi, bilinirliği ve destek görme ihtimali artacak. Arel Üniversitesinde Erdi Buluş hocam ile süreci beraber götüreceğiz. Projeye eski ekip arkadaşlarım ile başvurduğum için onlarla bu projeye devam etmem gerekiyor. Süreç daha başlamadı ama heyecanlı ve yenilikler için umutluyum. 1 yıl boyunca devam edecek olan bu projenin beraberinde neler getireceğini merakla bekliyorum. 

Okul dışında çok fazla sayıda dernek vb. organizasyonda gönüllü olarak yer aldığını görüyoruz. Hem okul hem proje hem de gönüllü çalışmalarını nasıl ilerletiyorsun?

Okul dışında birçok projede aktif ve pasif olarak yer alıyorum. Fırsat maliyetini düşünerek hayatıma adapte ediyorum. Bazı yerlerde network için bulunurken bazı yerlerde gelişimime katkı sağlayacak pozisyonlarda bulunuyorum. İlk etapta çoğu yere gönüllü olarak girdim ve zamanımın çoğunu oralara ayırdım. Şimdi ise bana katabilecekleri yenilikleri göz önünde bulundurarak giriyorum. Bazı yerlerden maalesef çıkmaya başladım çünkü bana katkısının azaldığını gördüm. Öğrenmeye ve öğretmeye gücümün yettiği sürece bulunduğum yerleri zenginleştirmeye çalışıyorum. Zamanımın çoğu kısmını planlayarak ve ajanda kullanarak bu yerlere destek çıkıyorum. Özellikle Sıfırdan Globale’ye gerçekten gönüllü olarak girip buradan bu kadar çok öğreti ile devam edeceğimi, gururla anlatacağımı tahmin etmiyordum. Bu yüzden buradan Levent abiye teşekkür etmek istiyorum. Süreç boyunca bana öğrettiği bilgilere, beni tanıştırdığı insanlara ve fikirlerimi dinleyerek bana destek olduğu için. 🙂

Yaşadığın hareketli dönemin sana neler kattığını düşünüyorsun?

Kendimi tanımamı, zaman yönetimini, her insanın farklı bir algı dünyası olduğunu ve onları tanıdıkça geliştiğimi, yolun başında olduğumu ve 20’li yaşlarımda sadece çalışmayı değil eğlenmeyi, hobilerime zaman ayırmanın önemini öğrendim. Her alan farklı bir dünya. O alanları keşfettikçe kendinizi tanımayı öğreniyorsunuz. Tanıdıkça zorlukları ve hoşlantılarınızı da görmüş oluyorsunuz. Bu sayede kafanızın karışıklığı azalıyor. Fakat işin kötü yanı kendinizi iyileştirmeye çalışırken stresli olduğunuz ve bunaldığınız anlar oluyor. O anlarda yapmanız gereken ise kendinize zaman vermek. Ve en önemlisi de kalabalıklardan uzaklaşıp tek başına yaşamayı, kendinle vakit geçirmeyi öğrenebilmek. 

Elini kirletmek isteyenlere verebileceğin tavsiyeler neler olur?

Nereden başlayacağınızı ilk etapta bilmiyor olabilirsiniz. Bu yüzden bir adım atın. Bu adım sayesinde devamı gelecek, fırsatlar önünüze çıkacak ve değerlendirmeyi öğreneceksiniz. Kendinizi geliştirebilecek farklı alanlar bulun ve o alanları araştırmaya başlayın. Bir süre sonra nelere karşı ilginiz olabileceğini göreceksiniz. İlk etapta hobileriniz ya da merak ettiğiniz konular hakkında araştırma yapabilir ve bunu sadeleştirip farklı şekillerde sunabilirsiniz.

İlham olabilecek önerilerim var. Podcast için sıklıkla takip ettiğim 3 isim: Özgür Mumcu ve Eray Özer’le Yeni Haller, Ortamlarda Satılacak Bilgi, Fularsız Entellik. Bonus: Sıfırdan Globale Elini Kirletenler .

Küçük bir tavsiye: Webtoon okuyarak bakış açınızı değiştirebilirsiniz. 🙂 Benim ilk yazım webtoon okumak hakkındaydı.

Sorular dışında eklemek istediklerin: 

Şu an değilse ne zaman kendini göstereceksin? En güzel yaşlarında kendini tanımaya ve tanıtmaya öncelik tanırsan bu sayede varlığının sadece bir et parçasından ibaret olmadığını ruhunla değiştirebileceklerini göreceksin. Kendine güven ve ilk adımını at sevgili elini kirleten 🙂

İletişim Bilgileri:

Instagram: oznur_kocaakk

Linkedin: https://www.linkedin.com/in/oznur-kocak/

Email: oznurkocak01@gmail.com

Elini Kirlettiğin Projenin Bilgileri: https://www.instagram.com/thebioyos/

Paylaş:

Twitter
LinkedIn
Facebook
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
2 Haftalık E-Bülten

E-Bültenimize
Abone Olun!

Online dünya hakkında fikir sahibi olmak için bültenimize abone olabilirsiniz.

Sosyal Medya Hesaplarımız

En Son Yazılar

En Son Yazılar

Yağmur Delan – Elini Kirletenler

Seni tanıyabilir miyiz? Tabii ki, ben Yağmur. 22 yaşında bir içerik yazarıyım. Haziran ayında Akdeniz Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum, aynı zamanda

Ayça Yontgan – Elini Kirletenler

Seni tanıyabilir miyiz? Merhabalar, ben Ayça Yontgan. Dokuz Eylül Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümü 4.sınıf öğrencisiyim. En büyük hayalim akademisyen olmak olduğu için üniversite hayatımın ilk

Öznur Koçak – Elini Kirletenler

Seni tanıyabilir miyiz? Herkese selam ben Öznur. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde, Türkçe İktisat 3.sınıf öğrencisiyim. Girişimci ruhu yüksek olan bir insanım. Bulunduğum bazı platformlar beni

Yekta Pektaş – Metin Yıldız – Elini Kirletenler

Sizi tanıyabilir miyiz? Yekta Pektaş, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Ekonometri eğitimi aldı. Üniversite yıllarının başında “Startup Ekosistemi” ile tanışarak çeşitli toplulukların kurulması ve “Startup Odaklı”

0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x