Bu bölümümüzde OMMA firmasının kurucu ortaklarından Tolga Şen’i ağırladık. Kendisiyle geliştirdikleri digital signage ürünü OMMASign ve video alanındaki ürünleri OMMAVQ üzerine konuştuk.
Tolga Şen Kimdir?
Levent Aşkan: Tolga hoşgeldin. Nasılsın? Umarım her şey yolundadır senin tarafında.
Tolga Şen: Hoşbulduk Levent. İşte hepimizin içinde bulunduğu durum göz önünde bulunduğunda olduğu kadar iyiyiz. Dayanıyoruz.
Levent Aşkan: Tolga şimdi OMMA’ya geçmeden önce seni tanıyabilir miyiz? Öncesinde bir IT kariyerin var, CT olarak çalıştığın pozisyonlar var sonra OMMA’yı kuruyorsun. Bunu senden de duyabilir miyiz?
Tolga Şen: Evet. Ben kariyerime core mühendislik aktiviteleri ile beraber başladım. Matematik mühendisliği mezunuyum. Sonrasında endüstri mühendisliği yüksek lisansımı tamamladım. Bu tabii biraz daha gerçek hayata yakınlaşmamı sağladı. Türkiye’de önemli Hürriyet Emlak gibi çeşitli pek çok firmanın altyapısını hazırladıktan sonra yurt dışında yine classified bussinessla önemli projeler gerçekleştirdim. Sonrasında Türkiye’ye döndüğümde bir inkübasyon merkezi kurduk, Startup Kitchen kart teknoloji hizmetleri adı altında. Orada çeşitli pek çok projeyi hem müşterilerimiz eşliğinde hem de kendimiz için gerçekleştirdik. Sonrasında danışmanlık dönemleri ve başka projeler. Sonrasında da OMMA olarak devam etti kariyerim.
Levent Aşkan: Bu bahsettiğin hayatta seni OMMA’ya çeken ne oldu? Onu da merak ediyorum; çünkü baktığımızda çok çeşitli işler yapmışsın. Hem mühendislik var hem danışmanlık var bununla birlikte inkübasyon merkezinin kurulumunda yer almışsın. Ne cezbetti de OMMA kuruldu?
OMMA Hikayesi Nasıl Başladı?
Tolga Şen: Aslında kariyerim OMMA için bir hazırlık gibiydi. Sonuçta yeni nesil teknoloji firmalarını teknolojiye hakim olmadan yönetebilmek çok zor. Hatta pek çok startupta artık teknoloji orijinli insanlar görevlerine CEO olarak devam ediyorlar. Ben de bunu aslında bir fırsat olarak gördüm ve önce teknik anlamda, ardından productta, daha sonra aldığım üst düzey yöneticilik sorumluluklarıyla beraber business anlamında kendimi geliştirmiş oldum. Uçtan uca ürün yönetimi, fikir yönetimi ve aynı zamanda teknoloji yönetimi ile ilgili kendimi geliştirme fırsatı buldum. Danışmanlık yaptığım süreçte de aslında bu deneyimimi firmalara aynı şekilde sağladım. OMMA ile de bu danışmanlık zamanında tanışmış oldum. Dijital olmayan bir signage firmasına çok büyük bir e-ticaret projesi ile destek verirken onların vizyonu da digital signage alanındaki gelecek ile şekilleniyordu. O zaman bu keyword aklıma girdi. Ama çok da üstüne gitmedim açıkçası. Zamanlama o zaman için doğru değildi. Sonrasında ortaklarımdan Mehmet Özergil çok önemli bir proje ile ilgili gelince hepsi kavşak noktasında birleşti ve yeni nesil bir digital signage ürünü için yatırım yapma kararı aldık. Orada aslında danışmanlık süresince gördüğüm durumda yeni bir alan yaratılacaktı digital signage firmaları için; özellikle yazılım tarafındaki yaklaşım çok değişiyordu. Onu gördükten sonra proje de bununla çok örtüşünce hayır diyemedim.
Levent Aşkan: Anladım. Sene kaç bu arada?
Tolga Şen: Sene 2014-15 yıllarında. Bu fikir aslında Turkcell’in çok büyük bir digital signage yatırımı yapması ile alakalı bir süreç. Bununla ilgili kendi kafalarında da bazı fikirler varmış; özellikle geleneksel digital signage yazılımlarından ziyade smart ekranlarda çalışabilen ve aynı zamanda pek çok interaktif uygulamayı gerçekleştirebilecekleri bir platform arıyorlarmış.
Bizim sektörümüzde de aslında o senelerde çok fazla smart ekran açılımı yoktu. Daha çok PC’lerle dummy ekranlarda yönettiğimiz işte Windows’sa Windows, Android’se Android onun üzerinde çalışan bir yazılımla beraber içerikleri yönettiğimiz, çoğunlukla statik içerikle yönetebildiğimiz, sistemler vardı. Biz de tam oradaki boşluğu doldurmak istedik. Yani hem bulut tabanlı çok ek server kurulumları ya da bakımları ile hem iş ortaklarımızı hem müşterilerimizi yormayacak aynı zamanda da developer friendi olan yani herhangi bir yeniliği çok rahatlıkla geliştirebileceğiniz, kendi sisteminize uyarlayabileceğiniz bir platform yaratmak istedik. Bu da Turkcell tarafında çok ciddi bir karşılık buldu. Turkcell projesini bu kadar önemseyip de yatırım kararımızı etkilemesinin nedeni dünyadaki en büyük smart signage projesi olacak olmasıydı. Ve bu da gerçekleşti. Yani hiç PC kullanılmadan 12.000’in üzerinde ekranda her gün bambaşka aplikasyonların geliştirildiği harika bir platform yapmış olduk. Sonrasında da zaten hikayemiz biraz daha yurt dışına doğru ilerledi.
Levent Aşkan: O zaman ilk başta sizin müşterilerinizden biri Turkcell oluyor.
Tolga Şen: İlk müşterimiz diyebiliriz. Aslında Turkcell projesinin, tabii o kararla beraber, gerçekleşmesi zaman aldı. O süre içerisinde AR-GE çalışmalarımızı yaptık. Çünkü hedeflerimiz çok farklıydı. Turkcell için hazırlanırken bir yandan da çok değerli sistem entegratörlerine ürünümüzü bedava verdik. Dedik ki: “Biz bu ürünü geliştireceğiz, sizin de fikirlerinizi alalım.” ihtiyacı olanlara yazılımımızı verdik ve onlardan da çok değerli feedbackler aldık. Turkcell’in de ihtiyaçlarını doğru analiz ettikten sonra OMMA’nın OMMA Sign ürünü ortaya çıkmış oldu.
Levent Aşkan: Dinleyiciler arasında smart signage’ı ve digital signage’ı bilmeyenler vardır. Oraya biraz değinebilir miyiz?
Digital Signage ve Smart Signage Nedir?
Tolga Şen: Aslında elektronik imza ile çok karıştırılan bir sektör. Evin dışında gördüğümüz pek çok dijital bilgilendirme ekranları, reklam ekranları ya da mağaza içlerinde ya da shopping mall’larda kullanılan ekranların yönetimi ile ilgili genel bir endüstri ismi. Dijital bilgilendirme sistemleri diye geçiyor. Dolayısıyla digital signature değil. Doğal olarak çok karıştırılan bir şey. Bizde OMMA Sign olarak sadece bu işin çok farklı ayakları var: Yazılım, hardware, content üretimi gibi. Biz tamamen yazılım tarafında hizmet veriyoruz. Tüm hardwarelarla hem smart ekran hem de hiçbir PC gerektirmeden bugün evimizde ekstra TV box olmadan YouTube’u, Netflix’i izleyebiliyoruz, smart ekranlarımızda ise kurumsal smart ekranlarda da yani bu dayanıklı olan ekranlar da artık smart üretilmeye başladı. Onlar da artık PC gerektirmiyor. Haliyle müşteriler de ekstra bir PC yatırımı yapmak istemiyorlar. Dolayısıyla bütün smart ekranlarda Samsung’u var, LG’si var, Phillips’i var bunların hepsinde çalışabilen bulut tabanlı esnek bir yazılım platformu geliştirdik. Bu sayede basit içerikleri rahatlıkla yapabildiğiniz gibi çok enteresan programatik içerikleri de OMMA Sign’la ekrana yansıtabiliyorsunuz. Bunlar interaktif de olabiliyor; hatta kullanıcının cep telefonuyla da entegre pek çok interaktif uygulamayı da hayata geçirdik şimdiye kadar.
OMMA Sign Yurtdışına Nasıl Açıldı?
Levent Aşkan: Şimdi bence çok net oturdu. Turkcell dışında Türkiye’de yavaş yavaş büyürken bir yandan da yurt dışında bir büyüme başlıyor anladığım kadarıyla. Bununla birlikte de ilerleyen dönemlerde OMMA’nın yeni bir ürünü çıkıyor. İlk önce isterseniz bu yurt dışında olan ilerleme süreci nasıl başladı, orada sizi nasıl duydular, siz nasıl yurt dışına satış yaptınız ona değinelim. Ardından da diğer ürünü konuşuruz.
Tolga Şen: Aslında 2017 yılında biz Turkcell projesini gerçekleştirmek için çok çalışmış olduk. Hem altyapısal geliştirmeler hem bu ciddi projenin isterliliği ile ilgili eksik fonksiyonlarımızın tamamlanması gibi bir dönem geçti. 2018’de de dedik ki bunu artık herkes bilmeli çünkü dünyanın en büyük smart signage projesini gerçekleştirmiş olduk. Burda da partnerimiz LG’ydi. Yani hardwareler LG tarafından veriliyordu ve tabii LG’nin içerisinde de çok ses getirdi bu proje. Bizi global partner ilan ettiler ve Dubai’deki Gitex adı verilen çok büyük bir teknoloji fuarı var, oradaki standlarına çağırdılar bizi. Aslında 2018’in başında başka bir fuara -ISE fuarına- biz kendimiz katılmıştık. Hemen arkasından da bu davet gelince ikinci yurt dışı ziyaretimizi oraya yaptık. LG’nin kendi standı içinde olunca tabii çok ciddi bir güven veriyorsunuz. Çünkü LG gibi bir firma size güvenmiş oluyor ve diyor ki bu benim partnerim. Dolayısıyla insanların bakış açısı çok değişiyor. Orası bizi ciddi şekilde başka bir lige taşıdı. Hem Dubai ve çevresindeki MENA denen Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki pek çok firmayla irtibatlarımız başladı. Hiç beklemediğimiz şekilde Avustralya’dan bir müşteriyle tanışınca bir anda Avustralya serüvenimiz başladı. Açıkçası bunu beklemiyorduk. Hatta orada tanıştığımızda neredesiniz diye sorduğumuzda Avustralya deyince “Tamam görüşürüz tabii mutlaka” deyip kapatmıştık. Hani çok ihtimal vermemiştik ama müşterimizin LG ekranlarını almaya ikna edecek kadar OMMA’nın kabiliyetlerinden etkilendiklerini anladık ve LG’nin de katkılarıyla birlikte Avustralya’da ilk projemizi gerçekleştirmiş olduk. Yani deseniz “İlk satışınızı nerden yaparsınız?” diye herhalde Avustralya’yı en son söylerdim. Ama bizi çok farklı bir noktaya götürdü; çünkü Avustralya çok ilginç bir pazar. Podcasti dinleyenler için önemli bilgi olabilir, pek çok kültürü içinde barındırıyor. Hem Asya kültürü hem ister istemez Kuzey Avrupa kültürü var İngiliz aynı zamanda Kuzey Avrupa’dan gelen göçmenler var. Bir yandan da dil nedeniyle tabii ki Amerikan kültürünü de hala içinde barındırıyor. Haliyle global pazar için çok önemli bir test markettı Avustralya. Orada başarılı olan firmalar gerçekten global pazarda da başarılı oluyor. Çünkü önemli bir referans oluyor sizin için. Oradaki projemiz de çok büyük bir proje oldu. Önemli bir müşteri elde etmiş olduk. Presence’imiz arttı orada. Hem LG’nin katkıları hem de diğer entegratörlerle olan bağlantılarla beraber 2019 itibariyle yatırım da aldıktan sonra orada kendi satış temsilcimizle OMMA’yı temsil etmeye başladık. Avustralya sonrasında tabii MENA’daki aktivasyon da arttı. Suudi Arabistan, Katar, Dubai, Mısır, Hindistan gibi ülkelere satışlar yapmaya başladık. Özellike Samsung ve Philips’le de global partner olduktan sonra da hem pazarımızı genişlettik hem de çok daha fazla kitleye hitap etmeye başladık. Şu an da pek çok yeni geliştirmeyi bütün bu platformları düşünerek yapmaya devam ediyoruz.
Levent Aşkan: Bu bahsettiğin ülkelere nasıl satış yaptınız? Örneğin MENA’daki ülkelere Avustralya’nın bir etkisi olmamıştır diye tahmin ediyorum.
Tolga Şen: Tabii herkesi şaşırtıyor Avustralya. O ayrı güven de veriyor. Baktığınızda time zone sorunu yüzünden de Türkiye için en zor time zone. Amerika bile daha kolay. Çünkü çok ters bir saatte başlıyor onların zamanı ve her şeyleri ters bu arada. Ben de gittiğimde çok şaşırmıştım, başka bir gezegene gitmiş gibiydim. Suyun akışından mevsimine kadar her şey ters. Bütün dünyadan çok kopuklar haliyle onlarda dış dünyayla iş yapabilme kültürü oluşmuş zaten. Onun avantajını çok yakaladık ama orada mutlaka lokal bir arkadaşa ihtiyacımız vardı; ama daha yakın bölgelerde öncelikle headquarterdan yönetmeye çalıştık. Fakat Dubai ve çevresindeki potansiyel yüzünden de orada da bir arkadaşımızı konumlandırdık. Orada da lokal bir satış temsilcimiz var. Fakat model olarak satış temsilcilerimiz aslında bize receiverlar buluyorlar. Direkt olarak müşterilere gidip fatura kesmiyoruz. Sistem entegratörü dediğimiz o cihazları alıp mağazalara takan, onlar için içerik üretimleri yapan firmalar bizi de yazılım olarak müşterilerine sunuyorlar. Dolayısıyla modelimiz böyle olduğu için distribütörler ve sistem entegratörlerini sürekli sisteme dahil etmeye çalışıyoruz ve satış ağımızı daha farklı şekille güçlendiriyoruz. Sadece kendi içimizdeki satış temsilcileri ile beraber yapmıyoruz. Bu tabii OMMA Sign tarafı için. OMMA VQ’da çok daha farklı bir yol tercih edeceğiz.
Levent Aşkan: Peki resellerlar, distribütörler size mi ulaşıyor yoksa siz mi buluyorsunuz? Siz buluyorsanız da nasıl bir yol izliyorsunuz?
Tolga Şen: Değişiyor. Avustralya’daki casede müşteri bizimle çalışmak çok isteyince ve bizim de çalışma modelimizi duyduğunda onu da beğenmiş tabii. Bizi pek çok yerle tanıştırdı dedi ki büyük bir proje yapacağım ve OMMA Sign ile çalışacağım. Siz bunların hepsiyle tanışın, teklif verin sonrasında ben istediğim sistem entegratörlerini seçeceğim dedi. Bunu duyan diğer sistem entegratörleri bizimle tanışmak istedi. Diğer yandan da biz aktif olarak sistem entegratörüne gidip ulaşmaya ve OMMA Sign’ı anlatmaya çalışıyoruz tabii. Bu böyle hibrit gidiyor.
OMMAVQ Nasıl Doğdu, Sundukları Neler?
Levent Aşkan: Peki bu zamanda geliştirdiğiniz bir ürün daha var az önce aktardığınız gibi OMMA VQ değil mi? Ona da değinebilir miyiz? OMMA VQ ne yapıyor OMMA Sign’dan farklı olarak?
Tolga Şen: Bizim çok kabiliyetli bir playerımız var. Bahsettiğim gibi ekranlarda pek çok uygulamayı yapabildiğimiz hem developerların kendi aplikasyonlarını yazabildiği hem de gelişmiş fonksiyonlarla müşterinin kendi kendilerine içeriklerini yönetebileceği bir player. Ama bunlar ekranlarda yani OMMA dediğimizde ekran satılmazsa OMMA’nın olmadığı bir dünyadan bahsediyorduk. OMMA olarak bunu nasıl değiştirebiliriz? Nasıl farklı bir kazanım elde edebiliriz diye düşünüyorduk. Bu ekranların içerisinden OMMA’yı çıkartıp aslında çok daha bu kabiliyetli yapısını hem müşterilerin web sitelerinde hem de mobil aplikasyonlarında kullanabilecekleri bir yapıya nasıl getiririz diye düşünüyorduk ve OMMA VQ çıktı. OMMA VQ kişiselleştirilmiş ve interaktif video platformu. Sizin müşterileriniz de yani şirketler olarak kişisel iletişiminizi video üzerinden yapıp onların dinamik verileri ile beraber çok daha dinamik kurgular oluşturabildiğiniz, videonun akışını değiştirebildiğiniz, video üzerinden anketler ya da soru cevap gibi widgetlarla geri dönüşler alabildiğiniz ve bu geri dönüşlere göre videonun gidişatını da yine değiştirebildiğiniz çok kabiliyetli bir platforma ulaştık. Bir anda bizi ekranlardan çıkarttı, ekran bağımlılığından kurtardı. Tüm mobil aplikasyonlarda ve websitelerinde hem B2C hem de B2B satış kanallarını yönetebileceğiniz güzel bir ürün ortaya çıktı. Bu da daha yeni çıktı bu arada. Çok önemli bir projemizi de Philip Morris ile beraber başlattık. Onlar da bir projeyi OMMA VQ ile beraber yaptılar ve satış noktalarını onların performanslarını ya da yeni ürünlerle ilgili bilgilendirmeyi kendi ağlarındaki hesaplar üzerinden bayilerine gönderiyorlar. Hem performansla ilgili bilgilendirme yapıp aynı zamanda da onlardan feedback alıyorlar. Şimdi de umarım bu ürünün üzerinde de aynı şekilde gideceğiz. Dediğim gibi playerı aslında bir smart display engine konseptine soktuk ve üzerinde OMMA Sign ekranlarda olan ve OMMA VQ mobil ya da web sitelerinde yayınlanabilen iki ürünü bu smart play engine konsepti üzerinde birleştirmiş olduk. OMMA olarak hayatımıza bu şekilde devam edeceğiz.
Levent Aşkan: Ben de son zamanlarda yaptığım podcastlerde ve eğitim veriyorum şu an mesela orada gözlemlediğim interaktivitenin bu tarz şeylerde öneminin gittikçe arttığı. Örnek veriyorum 50-100 kişilik bir grupla konuştuğumuzda anket yapmak istiyorsunuz, anketin cevabı doğrultusunda belki içeriği yönlendirmek istiyorsunuz ve bunu sunan çok fazla program yok benim gördüğüm kadarıyla. Yine Türkiye’den bir girişim var geçen günlerde yatırım aldı Game Play adında belki biraz buna benziyor ama çok büyüyen bir pazar olacağını ben de öngörüyorum ve şirketler içerisinde de bayağı farklı alanlarda kullanılabilir. Eğitim odaklı özellikle.
Tolga Şen: Evet. Biz özellikle kişisel olarak iletişim amaçlı konumlandırıyoruz OMMAVQ’yu. Örneğin bir bayi sistemini kontrol eden bir firmanın performans analizlerini kişi kişi yeniden videoları yaratmadan dinamik bir şekilde videoyla veriyi birleştiren ve kurguyu da dinamikleştiren bir platform sağlıyoruz onlara ya da son kullanıcılarla ilgili örneğin fatura görselleştirme. Çarşaf çarşaf fatura alıyoruz, kimse de o aldığı ürünlerle ilgili gerçekten ne kadar kullanıyor ya da aşım neden olmuş onu anlayamıyor ya da dikkat edemiyorsunuz halbuki 45 dakikalık 1 dakikalık bir videoyla müşterinizde oluşabilecek potansiyel bir rahatsızlığı çok doğru ve kişisel bir iletişimle veriyi vererek ve aynı zamanda ondan feedback alarak tamamlayabilirsiniz. Dolayısıyla bu harika bir fırsat şirketler için. Hele hele böyle bir dönemde bununla ilgili aldığımız tepkiler, şirketlerle yaptığımız toplantılarda muazzam tabii.
OMMAVQ Yurtdışına Nasıl Açıldı ve Dijital Pazarlama Çalışmaları
Levent Aşkan: Burada nasıl yurt dışına açılmayı planlıyorsunuz? Orada mesela OMMA Sign’ın çalıştığı firmalara da direkt OMMAVQ’yu önermeyi düşünüyor musunuz? Yoksa orada farklı bir strateji mi var?
Tolga Şen: Farklı bir strateji oluşturmak zorundayız. Çünkü, OMMA Sign için yaratmış olduğumuz sales channel daha çok sistem entegratörleri ve Samsung, LG gibi büyük üreticilerin networkü üzerindendi. Bu ürün daha kişisel ve marketing odaklı satış kanalına ihtiyaç duyan bir ürün. Haliyle burada yönümüzü daha çok medya satın alma ajansları ya da kreatif ajanslar üzerinden götürmeyi düşünüyoruz. Ama gelin görün ki müşteri kitlemiz aynı. Digital signage’ı kendi mağazalarında ya da kendi ortamlarında konumlamak isteyen müşteriler aynı zamanda OMMAVQ’ya da ihtiyaç duyan müşteriler. Gerek B2B sales channel management için gerekse de direkt son kullanıcıyla olan iletişim ile alakalı. Haliyle biz de aynı müşterilere farlklı kanallardan farklı açılardan dokunmaya çalışacağız önümüzdeki dönemde. Tabii şu ana kadar kurmuş olduğumuz uluslararası network bu işe çok yardımcı oluyor. Sonuçta o firmalarda bu alanla ilgili kişilere çok daha rahat ulaşabiliyoruz elimizdeki partnerlerimiz sayesinde. Birlikte yapacağımız toplantılarda onlara da bu konuyla ilgili bilgi veriyoruz ama yeni bir network kurma ihtiyacı var tabii.
Levent Aşkan: Online tarafta bunu duyurmak için neler planlıyorsunuz? Sadece yine farklı kişilerle mi ilerleyecek yoksa planladığınız çalışmalar var mı, içerik çalışmaları, reklam çalışmaları gibi?
Tolga Şen: Tabii ki. Şimdi aslında bununla ilgili çok güzel bir proje önerimiz oldu COVİD zamanında. Kullanım alanı çok geniş ve farklı alanlara müsait bir ürün OMMAVQ. Eğitim, anlık bilgilendirme durumları mesela COVİD ile ilgili IP’nizden hangi ülkeden olduğunuzu anlayıp o ülkedeki en son COVİD verilerinin ne olduğunu gösterip sonrasında birkaç basit soruyla beraber potansiyel COVİD19 hastası olup olmadığınızla ilgili Siri’nin yaptığı gibi bir bilgilendirme yapabilirsiniz OMMAVQ ile. Bunun gibi pek çok case ile ilgili güzel örnekler hazırlıyoruz. Aynı zamanda bu örnekler de online olarak kullanıcılar tarafından anlık olarak değiştirilebilir. “Video şöyle davransın, bu soruya gelince cevap buysa böyle devam etsin” gibi. Online olarak da kendilerini değiştirip ne kadar kolaymış ve ne kadar güzel bir sonuç üretiliyor diye düşünecekleri caseler yaratacağız. Bu caseleri de direkt olarak müşterilerimizle paylaşıyor olacağız. Bununla ilgili de bildiğiniz gibi pek çok tool var digital marketing toolu. Onların hepsinden de faydalanmayı düşünüyoruz. Ne kadar kolay olduğunu gösterebilirsek zaten bu taraftaki istek de o kadar artacaktır diye düşünüyorum.
Levent Aşkan: Neler yapmak istediğinizi anlatırken corona dönemine değindiniz. Bu dönemde siz nasıl etkilendiniz, çalışma düzeniniz nasıl değişti?
OMMA Covid19’dan Nasıl Etkilendi?
Tolga Şen: Şimdi aslında güzel konu. Biz yıllardır çok ciddi bir yatırım yapıyoruz çalışma kültürümüzde o da hibrit çalışma. Full remote değiliz ama isteyenin istediği şekilde remote çalışabildiği bir ortamda çalışıyorduk zaten yıllardır. Ofisimiz var sık sık bir araya geliriz, düzenli ofisimize gelen arkadaşlarımız da vardı; fakat ister istemez her zaman ofise gelmeyen arkadaşlarımız olduğu için bu sistem izi hep online toolları kullanmaya itti. Tüm gelişimimiz Slack gibi Miro gibi toollar üzerinden. Dolayısıyla COVİD’den çok fazla etkilendiğimizi söyleyemem. Psikolojik sıkıntılar hariç tabii şu an herkes evinde kolay kolay dışarı çıkamıyor. Arkadaşlarımız mental açıdan çok güçlü çıktılar açıkçası. Normal çalışma süresince çok etkilenmedik hatta performansımız arttı diyebilirim. Bir yandan da tabii ister istemez yeni satışlarla ilgili beklenti çok azaldı. Yani bir anlamda yatırımlar durdu. Bu süreçte de bizim eksiklerimiz vardı zaten yeni satışlarla ilgili caselerle uğraşırken eksiklerimizi tamamlayamıyorduk.Tam bu aşamada o eksiklerimizi tamamlayacağımız bir dönem elde etmiş olduk. Bütün focusumuzu da buraya verdik. Çok da iyi bir çıktı üretiyoruz. Aynı zamanda organizasyonel eksiklerimiz vardı onları da sürekli çözmeye çalışan aktiviteler yapıyoruz. Toplantıların verimliligini arttıracak başka yöntemler buluyoruz. Açıkçası bu dönem bizim için keşif için harika bir fırsat sağladı. Hem business anlamında hem operasyonel anlamda hem de organizasyon anlamında.
OMMA Ekibi
Levent Aşkan: Bazıları bu dönemi verimli kullanmak için oldukça çaba gösteriyor. Sizin tarafta da öyle olmuş. Aslında güzel bir fırsat olarak bakıyorsunuz.
Tolga Şen: Hani Çince’de kriz dediğimiz şey aslında fırsat ve tehlikeyi bir arada barındıran bir kelime. Tabii ki bunu fırsat olarak görmek değil ama her krizin içinde bir fırsatın olduğunu anlamak ve onu da değerlendirmek gerekiyor. Yoksa kaybediyorsunuz. Ekibimizin tamamı bu konuda harika bir reaksiyon gösterdi.
Levent Aşkan: Şu an OMMA’da kaç kişi çalışıyor?
Tolga Şen: Şu an 25 kişiyiz.
Levent Aşkan: Headquarterınız İstanbul’da mıydı? Şehir dışında çalışanlar oluyor mu remote olarak?
Tolga Şen: Evet İstanbul’dayız. Tabii var. Hem şehir içinde hem de Sidney ve Dubaii’den çalışan arkadaşlarımız var.
Levent Aşkan: Aslında siz zaten daha önce olan iletişim sayesinde bir şekilde remote’a geçmiş oluyorsunuz. Yani Avustralya’daki iletişim ve bahsettiğiniz ortadoğudaki iletişimle.
Tolga Şen: Yüzde yüz öyle. Aslında daha öncesinde bunun başladığını Darren aramıza katıldığında anladık. Çünkü şöyle dedi “En başta nasıl yaparız diye çok korkuyordum ama siz Slack’te yaşıyorsunuz ve geliyorum şirkette ne oluyor ne bitiyor net şekilde görebiliyorum. Bu benim içimi çok rahatlattı” demişti. Bunun faydasını çok görüyoruz. Uzaktan iletişim açısından çok iyi bir noktadayız.
Levent Aşkan: Benim şimdi çok fazla soracağım soru kalmadı. Sizin konuştuklarınız üzerine eklemek istedikleriniz var mı? Güzel bir sohbet oldu, gayet faydalı olduğunu düşünüyorum. Umarım OMMAVQ’da çok güzel noktalara gelecektir.
Yatırımcılara Mesaj
Tolga Şen: Teşekkür ediyorum. Aslında önümüzdeki dönemde hem OMMAVQ hem de OMMA Sign için önemli geliştirmeleri yapmaya devam edeceğiz. Business partnerlarımızı arttırmaya devam edeceğiz. Sadece bu dönemde kendi ülke ekonomimizin de çok ciddi etkilendiği bir dönem olacak maalesef. Şu anda korona yüzünden bunu hissetmiyoruz ama yakın zamanda bunu hissetmeye başlayacağız. Açıkçası pek çok start-up için zor bir dönem başlıyor. Hatta Forbes’un en son makalelerinden birinde şu anda startupların %65inin sadece 6 aylık parasının kaldığıyla ilgili bir araştırma çıktı. Bu gerçekten ciddi bir sıkıntı. Bundan özellikle gelecek vaat eden ve şu anda prototip aşamasında olan pek çok startupa yardım yapılmasıyla ilgili özellikle yatırımcılardan bir istirhamım var. Çünkü benim çevremde maalesef çok iyi fikirler olmasına rağmen bu dönemde bir anda fikirler heba oldu. O arkadaşlarımıza daha fazla dokunmalılar. Belki biz sadece seri A, seri B yatırımları yapmak yerine angel investment yapmak gereken bir dönem olabilir. Aksi takdirde ülkemizdeki start up ekosistemine çok ciddi bir darbe gelecek. Açıkçası bundan endişeleniyorum. Tam şu anda seed investing aşamasında olan startuplar için bu çok ciddi bir sıkıntı. Umarım Türkiye’deki ekosistem bu konuda doğru bir reaksiyon gösterir.
Levent Aşkan: Aslında bir firmaya çok büyük yatırımlar yapılacağına o para bölünsün çok daha fazla kişiyle yapılsın diyorsun.
Tolga Şen: Yani en azından bu dönemde gerçekten ihtiyacı olan çok fikir var. Şimdi Made In Turkey portalı da ilk duyduğumuzda çok hoşumuza gitmişti aslında. Ülkemizi yurt dışında iyi bir şekilde temsil edebilmemizi en başta gelen bu can suyu denebilecek paralar belirliyor. Biz kurucu ortaklar olarak yatırım alana kadar kendimiz finanse ettik OMMA Sign’ı ama pek çok insanın bu imkanı yok. Bu dönem onlar için çok ağır geçecek. Bu tarafta hassasiyetin artması gerekiyor. Umarım bunu başarabiliriz.
Levent Aşkan: Çok teşekkür ederim vaktinizi ayırdığınız için.
Tolga Şen: Ben teşekkür ederim.
Bölüm Yazarı: Gizem Gülcan
Haberlerde Geçen Linkler:
Prisync: https://webrazzi.com/2020/05/11/prisync-competitor-price-watch-satin-aldi/
AppSamurai 250.000$ Yardım Linki: https://appsamurai.com/covid19-resilience-grant/
JotForm Product Hunt: https://www.producthunt.com/posts/jotform-zoom-scheduler
Vispera Yatırım: https://egirisim.com/2020/05/13/inventram-ve-koc-holding-turkiyede-visperaya-abdde-nanogripteche-yatirim-yapti/
NetOP Yatırım: https://egirisim.com/2020/05/13/turk-muhendisler-tarafindan-hollandada-kurulan-netop-teknoloji-detaysofttan-yatirim-aldi/
00:28 – Tolga Şen kimdir?
01:41 – OMMA hikayesi nasıl başladı?
06:35 – Digital signage nedir?
08:46 – OMMASign yurtdışına nasıl açıldı?
15:27 – OMMAVQ nasıl doğdu, sundukları?
19:57 – OMMAVQ yurtdışına açılma stratejisi ve dijital pazarlama çalışmaları
23:30 – OMMA Covid19’dan nasıl etkilendi?
26:27 – OMMA ekip bilgileri
28:55 – Yatırımcılara Mesajı
30:46 – İletişim
Kullandıkları Toollar:
slack – slack.com
jira – https://www.atlassian.com/software/jira
miro – miro.com
İletişim:
LinkedIn Tolga Şen: https://www.linkedin.com/in/tolgasen/
Hemen dinle:
iTunes: https://apple.co/3cKTrf4
Spotify: https://spoti.fi/2WZYpO4
Spreaker: https://lnkd.in/gkyMZ-S
Youtube: https://lnkd.in/gwq3jqa



